Almanya'da Doktora Gitmek: Hausarzt Randevusu ve Muayenede Ne Söylenir (2026)

By Bengi Coskun, Co-founder, OGIMA · Son güncelleme 2026-09-17

Almanya’da doktora gitmenin en zor kısmı muayene değil, muayeneden önceki telefon. Hastasın, yorgunsun, resepsiyonist tam hızda “Sind Sie schon Patient bei uns, welche Krankenkasse?” diyor ve ders kitabındaki “Ich habe Kopfschmerzen” cümlesi o anda hiç işe yaramıyor. Bu sayfa sistemi anlatıyor, konuşmaları veriyor ve Türkçe konuşan birinin bu sahnede nereye takıldığını gösteriyor.

Türkiye’den gelenler için ilk şaşkınlık sistem: Türkiye’de doğrudan hastaneye, doğrudan uzmana gidersin. Almanya’da gidemezsin.

Sistem: Hausarzt, Facharzt, Krankenhaus

  • Hausarzt (aile hekimi): İlk kapı. Genel şikâyetler, rapor, reçete, sevk. Bir Hausarzt seç ve hep ona git; seni tanıması işini kolaylaştırır.
  • Facharzt (uzman doktor): Göz, cilt, ortopedi, kadın doğum. Çoğu uzmana Hausarzt’tan alınan Überweisung (sevk) ile gidersin; bazıları (kadın doğum, göz, diş) sevksiz kabul eder. Uzman randevusu haftalar sürebilir.
  • Krankenhaus (hastane): Acil servis (Notaufnahme) gerçek acil durumlar için. Grip ya da bel ağrısıyla gidersen saatlerce beklersin ve geri yollanabilirsin.

Her muayenede yanında Krankenkassenkarte (sigorta kartı) olacak. Kart yoksa muayene genellikle olmaz. Yasal sigortan varsa (AOK, TK, Barmer gibi) muayene ücretsiz, sigorta doğrudan doktora ödüyor.

Telefonla randevu: en zor konuşma

Almanya’da acil dışında randevusuz doktor yok. Randevuyu telefonla ya da bazı muayenehanelerde internetten alıyorsun. Telefon konuşması şöyle gider:

AlmancaTürkçe
Guten Tag, mein Name ist Ayşe Yılmaz.İyi günler, adım Ayşe Yılmaz.
Ich möchte gern einen Termin vereinbaren.Randevu almak istiyorum.
Sind Sie schon Patient bei uns?Bizde kayıtlı hasta mısınız?
Nein, ich bin neu. / Ja, ich war schon mal da.Hayır, yeniyim. / Evet, daha önce geldim.
Worum geht es?Konu ne?
Ich habe seit drei Tagen Halsschmerzen und Fieber.Üç gündür boğaz ağrım ve ateşim var.
Können Sie am Dienstag um zehn?Salı saat onda olur mu?
Ja, Dienstag um zehn passt. Danke schön.Evet, salı saat on uygun. Teşekkürler.
Bringen Sie bitte Ihre Versichertenkarte mit.Sigorta kartınızı getirin lütfen.

İki tuzak var. Birincisi hız: resepsiyonist bu konuşmayı günde yüz kere yapıyor ve yavaşlamıyor. “Können Sie bitte langsamer sprechen?” demek ayıp değil, kullan. İkincisi randevuyu tekrar etmemek: tarihi ve saati mutlaka sesli tekrar et, yanlış anlaşılmalar burada oluyor.

Acil ama hayati olmayan bir şikâyetin varsa: “Ich brauche dringend einen Termin, es ist akut.” Çoğu muayenehane aynı gün için bir Akutsprechstunde (acil saati) tutuyor; sabah erken aramak gerekiyor.

Muayenede: şikâyetini anlatmak

Doktor “Was kann ich für Sie tun?” ya da “Was fehlt Ihnen?” diye başlar. Üç cümle yeter: neyin var, ne zamandan beri, ne kadar kötü.

AlmancaTürkçe
Ich habe seit zwei Tagen starke Bauchschmerzen.İki gündür şiddetli karın ağrım var.
Mir ist schwindelig. / Mir ist übel.Başım dönüyor. / Midem bulanıyor.
Ich habe Fieber, 38,5.Ateşim var, 38,5.
Es tut hier weh.Burası ağrıyor.
Ich bin allergisch gegen Penicillin.Penisiline alerjim var.
Ich nehme regelmäßig Blutdrucktabletten.Düzenli tansiyon ilacı alıyorum.
Ich bin schwanger.Hamileyim.
Können Sie das bitte noch einmal erklären?Bunu bir daha açıklar mısınız?

Doktorun sorabilecekleri: “Seit wann?” (ne zamandan beri), “Wo genau?” (tam olarak nerede), “Haben Sie Fieber?” (ateşiniz var mı), “Nehmen Sie Medikamente?” (ilaç kullanıyor musunuz), “Haben Sie Allergien?” (alerjiniz var mı).

Muayenenin sonunda üç şey isteyebilirsin:

  • Rezept (reçete): “Brauche ich ein Rezept dafür?” Reçeteyi Apotheke’ye (eczane) götürürsün; ilaç reyonda değil, tezgâhın arkasında, istemen gerekiyor.
  • Krankschreibung (rapor): “Ich brauche eine Krankschreibung für die Arbeit.” Resmi adı Arbeitsunfähigkeitsbescheinigung, kısaca AU. İşverene genellikle ilk günden haber verirsin, rapor ise sözleşmene göre birinci ya da üçüncü günden itibaren istenir.
  • Überweisung (sevk): “Können Sie mich zum Orthopäden überweisen?”

Acil durum

  • 112: hayati tehlike. Ambulans ve itfaiye. Türkçe konuşan operatör garantisi yok; “Notfall, bitte Krankenwagen” ve adresini söyle.
  • 116117: nöbetçi hekim hattı (ärztlicher Bereitschaftsdienst). Gece ya da hafta sonu acil ama hayati olmayan şikâyet: yüksek ateş, şiddetli ağrı. En yakın nöbetçi muayenehaneyi söylerler ya da eve doktor yollarlar.
  • Notaufnahme: hastane acil servisi. Gerçekten acilse git, değilse 116117.

Türkçe konuşanları yanıltan kelimeler

Doktor sahnesinde üç sahte dost var ve üçü de Türkçe konuşan birinin en güvendiği kelimeler:

  • Not acil durum demek, Türkçedeki not değil. Notaufnahme (acil servis), Notruf (acil çağrı), Notausgang (acil çıkış). Okul notu Note.
  • Rezept hem yemek tarifi hem reçete. Eczanede reçete, mutfakta tarif.
  • Kasse kasa demek, ama Krankenkasse yazar kasa değil, senin sağlık sigortan. “Welche Kasse?” sorusu hangi sigortadasın demek.

Tam liste: Türkçe ile Almanca: ortak kelimeler ve sahte dostlar.

Türkçe konuşan doktor bulunur mu?

Berlin, Köln, Duisburg, Frankfurt gibi şehirlerde Türkçe konuşan doktor bulmak mümkün; sigortanın doktor arama sayfasında dil filtresi genellikle var. Bu ilk aylarda gerçek bir rahatlık. Ama resepsiyon, telefon, sigorta yazışması ve rapor Almanca kalıyor ve Türkçe konuşan doktorun randevusu haftalar sonraya olabilir. Türkçe doktoru bir yedek olarak gör, Almanca sahneyi öğrenmemek için bir sebep olarak değil.

Gitmeden önce nasıl çalışırsın

Bu sayfadaki cümleleri ezberlemek yetmiyor. Sorun kelimeyi bilmemek değil, hastayken ve resepsiyonist beklerken kelimeyi ağzından çıkarmak. Çözüm, bu üç konuşmayı (telefon, muayene, eczane) hasta olmadan önce birkaç kere sesli oynamak.

  • OGIMA: durumlar etrafında kurulmuş konuşma pratiği; “Hausarzt’tan telefonla randevu almak” ya da “eczanede reçeteyi vermek” gibi sahneleri kendi durumun olarak açıp sesli çalışıyorsun, açıklamalar ve çeviriler Türkçe. Aynı şehirdeki diğer öğrenenlerle gerçek buluşmalar da var. Başlamak ücretsiz.
  • Speak / TalkPal / Langua: genel yapay zekâ konuşma uygulamaları; doktor diyaloğunu isteyerek açtırabilirsin.
  • italki / Preply: Türkçe bilen bir öğretmenle bir saatlik “doktorda Almanca” dersi, özellikle sağlık deneyimi olan biriyle.
  • Babbel / Duolingo: sağlık kelimeleri için iyi, ama randevu telefonunu çalıştırmıyor.

Uygulamaların tam karşılaştırması: Almanca konuşma pratiği için en iyi uygulamalar. Hemşire olarak Almanya’ya geliyorsan ayrı rehber: Hemşireler için tıbbi Almanca.

Bu sayfa İngilizce olarak da var.

OGIMA hakkında Türkçe: OGIMA nedir, kim kurdu, Türkçeye özel ne var.

Sık sorulan sorular

Almanya’da doktora nasıl gidilir?

Önce bir Hausarzt (aile hekimi) bul ve randevu al; Almanya’da acil dışında randevusuz muayene genellikle yok. Hausarzt gerekirse seni bir Überweisung (sevk) ile Facharzt’a (uzman doktor) yollar. Hastane acil servis (Notaufnahme) sadece gerçekten acil durumlar için. Her muayenede Krankenkassenkarte’ni (sigorta kartı) yanında götür.

Almanya’da doktor randevusu telefonla nasıl alınır?

Üç cümle yeter: Guten Tag, mein Name ist … Ich möchte einen Termin vereinbaren. Ich habe seit drei Tagen Halsschmerzen. Sonra sana tarih ve saat söylerler; onu tekrar et: Also Dienstag um zehn, danke. Yeni hastaysan Sind Sie schon Patient bei uns? sorusu gelir; Nein, ich bin neu de. Bu diyaloğu aramadan önce iki kere sesli oyna, telefonda en çok donulan yer burası.

Krankschreibung nedir, nasıl alınır?

Hastalık nedeniyle çalışamadığını gösteren doktor raporu; resmi adı Arbeitsunfähigkeitsbescheinigung (AU). Hausarzt’a gidip Ich brauche eine Krankschreibung dersin; doktor kaç gün olduğunu belirler. Çoğu işveren ilk günden itibaren haber verilmesini ve genellikle üçüncü günden itibaren raporu ister, ama iş sözleşmene göre ilk günden de isteyebilir. Rapor artık çoğunlukla elektronik olarak sigortaya gidiyor.

Almanya’da acil durumda ne yapmalıyım?

Hayati tehlike varsa 112’yi ara (ambulans, itfaiye). Acil ama hayati değilse, mesela gece yüksek ateş, 116117 nöbetçi hekim hattını ara; sana en yakın nöbetçi muayenehaneyi söylerler ya da doktor gönderirler. Notaufnahme hastane acil servisidir. Not kelimesi Türkçedeki not değil, acil durum demek.

Doktorda Almanca konuşamazsam ne olur?

Büyük şehirlerde birçok doktor İngilizce konuşuyor ve Türkçe konuşan doktor bulmak da mümkün, özellikle Berlin, Köln, Duisburg gibi şehirlerde. Ama resepsiyon, sigorta ve rapor konuşmaları Almanca. En az şu üçünü sesli çalış: randevu alma, şikâyeti anlatma, reçete ve rapor isteme. Yanında bir arkadaş ya da telefonda çeviri de olabilir, ama muayenede kendi cümlelerin olması en iyisi.

Almanya’da doktora gitmek ücretli mi?

Yasal sağlık sigortası (gesetzliche Krankenkasse) varsa muayene ücretsiz; sigorta doğrudan doktora ödüyor. Reçeteli ilaçlarda genellikle küçük bir katkı payı ödüyorsun. Özel sigortada önce sen ödeyip faturayı sigortaya yollarsın. Sigortasız gitmek pahalı; Almanya’da sağlık sigortası zorunlu.

Kaynaklar